Öğretiyorum – Tablo Yapımı

Reklamlar

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ

TERAZİ veya Yükselen TERAZİ: Bir iş değişikliği, bir konum değişikliği ya da işinizi yapma şeklinizi değiştirme gereği gündeminize gelebilir. Paranın sağladığı güvene ihtiyaç duyduğunuz açık. Bu aralar, kendinize kalıcı ve güvenli bir para kazanma kaynağı bulmaya çalışabilir ya da kendi bildiğiniz gibi yürütebileceğiniz bir çalışma ortamı kurmaya, bir işin altyapısını oluşturmaya çalışabilirsiniz. Ancak bunu hayata geçirmek için, alıştığını iş düzeninden farklı bir sistem kurmanız gerekebilir. Başka bir ihtimal, işten ayrılıp, emeklilik hayatına geçmek ya da kendi işinizi kurmak gibi bir plan içine girebilirsiniz. Ya da işinizle ilgili yatırım planları ile, güvenlik alanınız, huzur duyduğunuz ortamlar, aile ilişkileriniz arasında bir tercih yapmanız, bir denge kurmanız gerekebilir. İş değişikliği, yaşadığınız ortamı ve düzeni de elden geçirmenizi gerektirebilir. Güvenliği kaybetme korkusu ile, kendinizi daha verimli hissedeceğiniz bir girişimde bulunma arzusu arasında seçim yaparken, kendinize DÜRÜST olun. Hiç bir şeyden vazgeçemeyenin, hiç bir şeyi olmaz! Yani attığımız her adım, ister istemez bazı dengelerin bozulup yeniden kurulmasını gerektirir. Bunu doğal kabul etmek ve uyum sağlamak, hayatta ileri gitmenin ön koşuludur. Öte yandan eğer bir yöne ağırlık vermek için, diğer önceliklerimizi tamamen feda edersek, bu defa tercih yaptığımız konuyla ilgili AŞIRI beklentili olmaya başlarız. Yani tek odak, tek öncelik ve aşırı yoğunlaşmanın getireceği çıkışsızlık hali, bizi bu önceliğimizin de sağlıklı gelişimine zarar verecek davranışlara sevk edebilir. Hayatınızda düzen ve güvenlikten ne anladığınızı gözden geçirmeniz gereken bir döneme giriyorsunuz. Bu DOLUNAY, size önünüzdeki süreç için gerekli ipuçlarını  verecektir.

ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE ŞİİR


Şu boğaz harbi nedir, var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların, yükleniyor dördü beşi

Şüheda gövdesi, bir baksana dağlar taşlar…
O, rüku olmasa, dünyada eğilmez başlar,

Yaralanmış tertemiz alnından uzanmış yatıyor;
Bir hilal uğruna ya Rab, ne güneşler batıyor!

Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.

Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid’i…
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi…

Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe!” desem, sığmazsın.

Herc ü merc ettiğin edvara yetmez o kitab…
Seni ancak ebediyyetler eder istiab.

“Bu, taşındır” diyerek Kabe’yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;

Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle,
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;

Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsam oradan;

Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına,
Uzanırken gece mehtabı getirsem yanına,

Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;

Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana…
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanı Salahaddin’i,

Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran…
Sen ki islamı kuşatmış, doğuyorken hüsran,

O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;

Sen ki; a’şara gömülsen taşacaksın… Heyhat,
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihat…

Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy

CEMAL SÜREYA ŞİİRLERİ

BENİ ÖP SONRA DOĞUR BENİ

Şimdi
utançtır tanelenen
sarışın çocukların başaklarında.

Ovadan
gözü bağlı bir leylak kokusu ovadan
çeviriyor o küçücük güneşimizi.

Taşarak evlerden taraçalardan
gelip sesime yerleşiyor.

Sesimin esnek baldıranı
sesimin alaca baldıranı.

Ve kuşlara doğru
fildişi: rüzgarın tavrı.
Dağ: güneş iskeleti.

Tahta heykeller arasında
denizin yavrusu kocaman.

Kan görüyorum taş görüyorum
bütün heykeller arasında
karabasan ılık acemi
– uykusuzluğun sütlü inciri –
kovanlara sızmıyor.

Annem çok küçükken öldü
beni öp, sonra doğur beni.

Cemal SÜREYA

AFRİKA

Afrika dediğin bir garip kıta
El bilir âlem bilir
Ki şekli bozulmasın diye Akdeniz'in
Hâlâ eskisi gibi çizilir
Haritalarda
                      Cemal SÜREYA